ÇALIŞMA ALANLARIMIZ

Çalışma Alanı

AİLE HUKUKU

Aile Hukuku

Aile hukuku, başta Medeni Kanun olmak üzere diğer kanunlarla beraber toplumun en küçük yapı taşı olan aileyi korumaya yönelik normlar içeren hukuk alanıdır. Bu normlar ile evlilik birliği ayakta tutulmaya çalışılsa da, sarsılmış bir evliliği sonlandırarak da aile kavramı aleyhine oluşacak fikirlerin de önüne geçilmeye çalışılmaktadır. Evlilik birliğinin devamı tarafında yer alsak da ülkemizde sıkça rastlanan aile içi şiddet olan bir evliliği ayakta tutmak gelecek nesiller tarafından aile içinde eş tarafından diğer eşe karşı şiddet uygulanabileceğine dair yanlış bir düşümce gelişmesine sebep olacaktır. Sarsılan bir evliliği ayakta tutmak müşterek çocukların mutsuz bir aile ortamı içinde büyümesine neden olacaktır. Mutsuz bir aile ortamında büyüyen çocuklarda ise psikolojik açıdan gelişiminde eksikliler olacaktır, bu da çocukların gelecek yıllarda sorun yaşamasına ve büyük ihtimalle ailesine karşı sorumluluklarını yerine getirmeyen ebeveynler olarak yetişmesine neden olacaktır.Sarsılmış bir evlilik birliğinin sona erdirilmesinde başta eşler ve çocuklar bakımından yarar bulunmaktadır.

Sarsılmış bir evliliğin sona ermesini isteyen taraf bunu kendi başına mahkemeden isteyebileceği gibi bir avukata vekaletname vererek boşanma davası açmasını isteyebilir. Boşanma davalarında profesyonel bir avukat tarafından yardım almak gerek evlilik birliğinin sonlanması aşamasında gerekse birliğin sonlanmasından sonraki hayat aşamasında yardım alan eş açısından büyük kolaylıklar sağlayacaktır. Bu kolaylıkların başında dava aşamasında daha az masrafla, daha kısa bir sürede boşanma davasının sonuçlanması ve en önemlisi tarafların psikolojik olarak daha az yıpranması gelmektedir. Bu bakımdan tarafların bir avukattan yardım alması tarafların lehine bir durum olacaktır.

İCRA İFLAS HUKUKU

İcra hukuku, hak etmiş olduğu alacağı muaccel olduğu halde alamayan alacaklıların haklarını korumaya yönelik normlar içerir. Anlaması güç ve karışık bir şekilde düzenlenmiş bu normların uygulanmasında bir avukat tarafından yardım alınması alacaklı açısından alacağını en az masrafla en kısa sürede alınabilmesi açısından faydalı olacaktır. Hakkında haksız takip başlatılan borçlu açısından ise borcu olmadığı halde ödeme yapmasının önüne geçilebileceği gibi henüz muaccel olmamış bir borcun vadesinden önce ödenmesine de engel olunabilecektir. Bu bakımdan bir avukattan yardım almak muaccel alacığınıza ulaşmanızda sizlere kolaylık sağlayacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

Çalışma Alanı

İCRA İFLAS HUKUKU

Çalışma Alanı

İŞ HUKUKU

İş Hukuku

İş hukukunun kısa tarihçesine baktığımızda geçmişte uygulanan uzun çalışma saatleri, sosyal güvencenin olmayışı, hafta tatili de dahil olmak üzere tatillerin bulunmayışı, karın tokluğuna yetecek kadar verilen yevmiye ücretler, çalıştırmada yaş sınırı bulunmayışı gibi durumlar iş hukukunun gelişmesinde rol oynamıştır.

 

        İş hukuku, işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir. Genellikle iş hukuku, iş sözleşmelerinde zayıf taraf olarak nitelendirilen işçi lehine, işçiyi işverene karşı korumak için düzenlemeler içermektedir. Bu düzenlemeler her ne kadar işçi lehine olsa da bu normların uygulanmasında profesyonel bir yardım alınmaması halinde hak kayıpları meydan gelebilmektedir. Bu hak kayıplarının başında işçi alacakları gelmektedir.  Bu hak kayıplarına mahal vermemek için bir avukattan yardım alınmalıdır.

CEZA HUKUKU

Ceza hukuku,  insanların bir arada yaşadığı günden bu yana hukuka aykırı fiili gerçekleştiren kişi veya kişilere karşı cezai müeyyide uygulayarak toplum düzenini korumayı amaçlayan hukuk dalıdır. Bu amaca ulaşmak için ceza hukuku alanında tarih boyunca çeşitli kurumlar rol oynamıştır. Bu kurumlar başında avukatlık müessesi, özellikle modern hukuk döneminde önemli rol oynamaktadır.

        Ceza hukukunda yargılama, üçlü sacayağına benzetilmektedir. Bu sacayaklarından biri iddia makamı, biri savunma makamı, biri de karar makamıdır. Bu sacayaklarından iddia makamı cumhuriyet savcılığını, savunma makamı avukatı, karar makamı ise mahkemeyi temsil etmektedir. Nasıl ki üçlü sacayaklarından biri eksik olduğunda, üçlü sacayağı dengede duramıyorsa, yargılama aşamasında da bu makamlardan birinin eksik olması halinde geçerli bir yargılamanın yapıldığından söz edilemez. Güvenli bir yargılamanın yapılabilmesi için, iddia makamı ve karar makamı günümüzde devlet tekelinde bulunmaktadır. Savunma makamını tamamlamak görevi ise yargılama aşamasında bulunan şüpheliye veya sanığa düşmektedir. Savunma makamını sanık/şüpheli, zorunlu müdafilik durumları hariç kendisi temsil edebilir. Ancak yukarıda da önemine değindiğimiz savunma makamının bir avukat tarafından temsil edilmesi yargılamanın tüm tarafları için kolaylıklar sağlamaktadır; sanık/şüpheli yönünden gerek kovuşturma gerekse soruşturma aşamasında kendini daha iyi ifade edebilmek, delillerin değerlendirilesinde, ceza kanunlarının uygulanmasında hukuki bir dille sanık/şüpheli lehine açıklamalarda bulunmak bu kolaylıkların bazılarındandır.

 

Çalışma Alanı

CEZA HUKUKU